Günlük Ürün Fiyatları

(30 Mart 2020 Pazartesi)


 

 

Başvuru Tarihi

:

14/11/2003

 

Başvuru No

:

C 2003/025

 

Başvuru Sahibi

:

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Akşehir İlçe Müdürlüğü

 

Adresi

:

Akşehir/KONYA

 

Ürünün Adı

:

Kiraz

 

Coğrafi İşaretin Türü

:

Menşe Adı

 

Coğrafi İşaret

:

Akşehir Kirazı

 

Kullanım Biçimi

:

Markalama

 

Üretim Alanı

:

Konya – Akşehir ve Afyon – Sultandağı

 

Sinonimi

:

Akşehir Napolyonu

 

Kökeni

:

Allahdiyen

 

Gelişme Özellikleri

:

Kuvvetli ve yaygın dallı gelişen, uzun ömürlü bir çeşidimizdir.

 

Meyve Özellikleri : Sınıf : Bigarreau, Olgunluk Zamanı : Mevsimsel özelliklere göre değişmekle beraber genellikle 20 Haziran - 20 Temmuz tarihleri arasında hasat periyodu olan geç olgunlaşan bir çeşittir. Meyve Sapı: 48-50 mm. uzunluğunda, ince bir sap yapısına sahiptir. Şekil : Geniş kalp şeklindedir. İrilik : Çok iri, 9-13 Gr. ağırlığındadır. Eni 26.50-32 mm, boyu 27-29 mm’dir. Renk : Parlak, koyu kırmızıdır. Meyve Eti : Çok sert, gevrek, sulu, çok lezzetli ve özel bir aromaya sahip çok kaliteli bir çeşittir. Meyve eti kabuk rengine göre daha açık renklidir. Çekirdek : Ortalama 0,3-0,4 Gr. ağırlığında olup ete çok az bağlıdır. Dölleyicileri : Kendine kısır olup mutlaka yabancı tozlaşma ve döllenmeye ihtiyaç duymaktadır. Starks Gold, Merton Late, Lambert, Bigarreau Gaucher, Noble, Jübilee ve Akşehir bölgesinde yetişen yerli çeşitlerimizden Gılli gibi çeşitler dölleyiciler arasında yer almaktadır.

 

Diğer özellikler : Konya-Akşehir ve Afyon-Sultandağı İlçelerinde yetiştirilen bu çeşidimiz meyve çatlaması yapmadığı gibi uzun yol koşullarına çok dayanıklıdır. Meyve sapı tüketiciye ulaşıncaya kadar uzun süre canlılığını korumakta ve yeşil kalmaktadır.

En x Boy 26.50 x 27.83 mm, Et/Çekirdek Oranı % 16.98, Kg'da Dane Sayısı 87 adet, renk parlak koyu kırmızı, Asitlik % 0.57, Ham Protein % 1.77, Ham Yağ % 0.35, Toplam Şeker % 14.86, Metabolik Enerji 71.69kcal/100 g, Vitamin C 9.43 mg/100g, Çinko 2.50 mg/kg, Demir 2.59 mg/kg, Kalsiyum 29.25 mg/Kg, Magnezyum 73.22 mg/Kg, Potasyum 1166.27 mg/kg, Sodyum % 33.21’dir.

 

Ayırt Edici Özelliği : İklim etmenlerinin bitki örtüsünün sahaya yerleşmesini, gelişmesini ve büyümesini doğrudan etkilediği, dolaylı olarak çözülme ve toprak oluşumunda önemli rol oynadığı bilinmektedir. Bu nedenle Akşehir Kirazını diğer yöre kirazlarından ayırt eden faktörler çevresel ve niteliksel özellikleriyle maddeler halinde aşağıda belirtilmiştir.

 

1 - Akşehir Kirazının çapı 26 mm.’den büyüklük oranı % 80-90 aralığındadır.

 

2 - Akşehir Kirazı; bölge adaptasyonu, fizyolojik gelişimi ve ekonomik ömrü üst seviyelerde olan bir ürünümüzdür. Periyodisite göstermez ve genellikle istikrarlı bir verim sürecine sahiptir.

 

3 - İlçemizin kuzeyinde yer alan Akşehir Gölü ve kuzeybatısındaki Eber Gölü ile güneyindeki Sultan Dağlarının oluşturduğu mikroklima iklimi nedeniyle Akşehir Kirazının istediği uygun ortam oluşmakta (ısı, nem, yağış, güneşlenme, soğuklanma isteği ve don zararı gibi) ve Akşehir Kirazından kendine has bir aroma, tad ve lezzete sahip, en iyi kalitede meyve alınmaktadır.

 

4 - Bölgede yaz aylarında nem oranı 60 %’dan aşağı düşmemekte ve yeterli derecede nemli bir ortam oluştuğundan Kirazın olgunlaşma dönemindeki sıcaklarda meyvenin su kaybı minimum seviyede kalmakta ve ani olgunlaşma riski ortadan kalkmaktadır. Bu riskin en az seviyede olmasıyla kiraz meyvesinin şeker oranı düşük, asiditesi normal seviyelerde kalmaktadır. Meyve etinin gevrek bir yapıya sahip oluşu, sertliği, sululuğu ve hafif mayhoşumsu özelliğiyle tüketiminde ve damak tadı olarak çok kaliteli bir çeşittir.

 

5 - Mikro-klima özelliği, merkezde yer alan Akşehir'de üst düzeyde etkisini hissettirir. Bu özellik Akşehir Kirazı'nın istediği uygun ortamı fazlasıyla sağlar. İlçemizde Atakent, Gölçayır, Değirmenköy, Yeniköy, Saray, Ulupınar, Engili, Gedil, Ilıcak ve Çakıllar gibi kasaba ve köylerimizde temel ürün olarak yetiştirilmektedir.

 

6 - Akşehir kirazının yaşam alanını oluşturan topraklar ise verimli fraksiyona sahip topraklardır. Yaklaşık olarak eşit oranlarda kum, kil ve şilt içeren, su tutma ve hava kapasitesi iyi, drenajı, su geçirgenliği yeterli olan (tınlı) topraklardır.

Bu verimlilik Akşehir'de uygun iklimle birleşince sık bitki örtüsünü desteklemekte ve organik maddece zengin, madde çevrimi yüksek dengeli bir ekosistem oluşmaktadır. Bölgemize ait uzun yıllar yağış ortalaması 550-610 mm. arasında değişmektedir.

 

7 - Bölgemizdeki kiraz yetiştiriciliğinde ticari (kimyevi) gübre mümkün olduğunca kullanılmamakta olup her yıl düzenli, ağırlıklı ve dengeli bir çiftlik (hayvan) gübresi kullanımı sayesinde toprağın organik maddece zenginleştirilmesi düzenli, kaliteli bir verimle lezzet ve aromaca farklı bir kiraz ürünü alınmasında anahtar rol oynamaktadır.

 

Denetim : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Akşehir İlçe Müdürlüğü koordinatörlüğünde, Akşehir Ziraat Odası temsilcisi, Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi, TKB Akşehir İlçe Müdürlüğü’nden uzman bir teknik eleman, Akşehir Sağlık Grup Başkanlığı temsilcisi ve Bölge üreticilerinden, ilgili kooperatiflerden ve/veya Üretici Derneklerinden bir temsilci olmak üzere Komisyon Başkanı hariç en az 3 kişiden oluşacak Komisyon tarafından amaç ve usulüne uygunluk denetimi yapılır. Denetim sırasında prosedüre uymadığı ortaya çıkan kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal işlemin yapılması için ilgili mercilere başvurmak üzere denetim raporu komisyon tarafından tanzim edilir. Rapor sonucuna göre ilgili yerlere gerekli müracaatları yapmakla TKB Akşehir ilçe Müdürlüğü yükümlüdür. Denetimlerde gerekli görülen Laboratuar analizleri, T.K.B. Bursa Gıda Kontrol ve Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde yapılabilir.

 

Denetim Sıklığı : Yukarıda bahsedilen Komisyon, yılda en az 3 kez denetim yapar. Bu denetimlerin en az ikisi Akşehir Kirazının hasat ve ihracatının yapıldığı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında gerçekleştirilir. Coğrafi işaretin Üreticiler, Üretici kuruluşlar, Pazarlamacı ve İhracatçı Firmalar tarafından kullanılması için T.K.B. Akşehir İlçe Müdürlüğüne müracaat edilir. Coğrafi işaretin amacına uygun ve iyi niyetli olarak kullanılacağına dair ikili protokol yapılarak coğrafi işaretin şekli ilgili ürün ambalajı üzerinde kullanılabilir.

 

 KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

 

          Çoğu meyve türlerinde olduğu gibi, kirazında; kültürünün yapıldığı en eski yer  Anadolu’dur. Memleketimizde Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslarda yabani tipleri bol    miktarda bulunmaktadır. 

          Dünyada 1500 civarında kiraz çeşidi mevcuttur. Yapılmakta devam eden ıslah çalışmaları ile günden güne bu sayı artmaktadır. Bununla beraber bölgeler itibariyle;aynı çeşit farklı isimlerle,farklı çeşitlerde aynı isimle adlandırılmıştır.

           Kiraz dünyada geniş bir yayılım göstermesine rağmen; ticari üretimi A.B.D , Türkiye, Fransa, İtalya, B.D.T’nun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdendir. Üretim miktarı açısından iklime bağlı olarak A.B.D’den sonra 2. sırada gelmektedir. Memleketimiz üretim miktarı yüksek olmasına rağmen; üretim kalitesi ve ihraç edilebilir miktar yönünden istenilen seviyede değildir.

            Kiraz memleketimizin her yöresinde az çok yetiştirilmekle beraber; temel geçim kaynağı olduğu illerimizi Manisa, İzmir, Afyon, Isparta, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Konya, Artvin, Zonguldak, Kastamonu ve Amasya olarak sıralayabiliriz.

            Üretim miktarımız sürekli artmaktadır. Ağaç başına verim 25 kg civarındadır. Üretimimizin %10 gibi düşük bir miktarı ihraç edilebilmektedir.

             Memleketimizde kiraz taze meyve olarak ihracının yanı sıra; Starks Gold, Gılli, Akçilli ve 0900’ün işlenerek satılması da giderek artmaktadır. 

             Kısaca ülke olarak kiraz tarımının yayılmasına bir engel yoktur. Fakat uygun arazi seçimi, araziye uygun anaç seçimi, çeşit seçimi, tozlayıcıların  dikimde mutlak planlanması, ilk yıllarda şekil verme terbiye, budama, sulama, gübreleme, toprak işleme, yabancı ot kontrolü, hastalık zararlılarla mücadelenin uygun olarak yapılması halinde ihraç vasıflı kiraz üretimimizin artması mümkündür.

            Teknik eleman arkadaşlarımız ve değerli üreticilerimiz kiraz üretimi ile ilgili problemleri çözmede birlik ve yardımlaşma gösterilirse, çiftçilerimiz, devamında hepimiz, sonuçta memleketimiz kazanacaktır.                        

 

             Bahçe Tesisinde Dikkat Edilecek Hususlar                              

            Yeni bahçe tesisi yaparken bazı hususlara dikkat edilirse, ileri ki yıllarda çoğu problemlerle karşılaşılmaz. Bu dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

-         Tesis öncesi toprak numunesi alınıp mutlaka tahlil yaptırılmalıdır.

-         Kiraz soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyve olduğu için yüksek yerlere tesis edilmelidir.

-         Don tabanı oluşturan yerlere kurulmamalıdır.

-         Taban suyu yüksek yerlere kurulmamalıdır.

-         Şiddetli rüzgarlara açık yerler olmamalıdır. (Bilhassa kuzey rüzgarlarına)

-         Meyilli ve yamaç yerler tercih edilmelidir. 

             Kışın –20 C’nin altına düşmeyen bölgeler seçilmelidir. Ben düşmeden önce bol yağışlar o yılın ürün kalitesine, hasattan sonraki yağışlarda gelecek yılın ürün kalitesini  etkilemektedir. Kiraz, soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyvedir. Soğuklama; 7.2 C’nin altında geçen toplam kış dinlenmesinin saat olarak ifadesidir.

              Tasviye işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 1 m. aralıklarla baklava dilimi şeklinde sub-soiler ile patlatma yapılmalıdır. Patlatma işlemi en kurak Ağustos-Eylül aylarında yapılmalıdır. Arazi yapısı çok uygun değilse patlatma yapılmalı ayrıca 40-50 m. arayla drenaj kanalları açılmalıdır. 

 

               Anaç Seçimi :

               1-  Kuş Kirazı (Prunus avim ) :  Ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir anaçtır. Dikine ve kuvvetli büyür, büyük taç yapar. Uygun şartlarda uzun ömürlüdürler. Geçirgen verimli, tınlı, derin, organik maddece zengin yerlerde daha iyi yetişir. Kirece mukavemeti azdır. Göz aşısı ile uyuşması iyidir. Toprak ve arazi yapısı uygun olursa 6*6, 6*5 m. aralıklarla dikilip ilk yıllardan itibaren şekil verilmeli ve budama yapılmalıdır. Terbiye ve budamaya fazla dikkat edilemeyecekse biraz daha geniş dikilebilir. 

   2- İdris ( Prunus mahalep ) : Sulaması problem olan, daha az su verilebilen arazilerdeki kiraz bahçesi tesisinde önerebileceğimiz bir anaçtır. Daha çok vişneye anaç olarak kullanılır.

                -         Taç küçüktür. Kuş kirazının %75-80’i kadar.

                -         Kökler daha derine gider.

                -         Süzek ve kumlu toprakları sever. Kuş kirazına göre kirece daha dayanıklıdır.

                -         Aşı uyuşmazlığı gösterebilir.

            -        Yüksek (60-65 cm.) den aşılandığında bodurlaştırıcı etki artar, fakat pratik olmadığından pek uygulanmamaktadır.

               Genellikle Prunus mahalep ile kurulan kiraz bahçeleri için 4x5, 5x5 m. dikim mesafeleri uygundur. Vişne bahçeleri için ise 4x4, 4x5 m. gibi aralıklar önerilebilir.

   3- Klonal Kiraz Anaçları : Bunlarda 5 çeşit anaç olarak, ülkemize intikal ettirilmiştir. Bu anaçlara temel çeşidimiz olan 0900 Ziraat, dölleyici olarak da Starks Gold ve Bigarreau Gaucher aşılanarak bölgede dikimi 1999-2000 fidan dikim sezonunda bir proje dahilinde yapılmıştır.  Seçilen bölgeler Eğirdir, Yalova, Çanakkale, Pozantı, K.Maraş ve Malatya’dır. Bu bölgeler Türkiye genelini yaklaşık temsil etmektedir. Proje sonunda anaçlara uyumu, verime etkileri gibi kriterler değerlendirilip bölgelere göre uygun anaçlar en kısa zamanda üreticilerimize intikal ettirilecektir. Proje dahilindeki bu anaçlar ithal edildikten sonra Enstitümüz bahçesine aşı parsellerine dikilmiş ve aşılamaları da burada yapılmıştır. İlk gözlemlerimiz Tabel Edabriz anacı çöğür olarak dikime müteakip klonal göstermiştir.  Tabel Edabriz ve Vleiroot-158 anacı araziye uyumu ve aşıya gelme oranları çok düşük kalmıştır. Bununla beraber  SL-64, Maxma,ve Gisela-5 anaçları arazi şartlarına uyumu, aşı uyuşması, fidan haline gelme yönünden  projenin daha ilk yıllarında favori görülmüştür. Bu klonal bodur kiraz anaçları çoğaltılma usulleri ve diğer veriler hızla değerlendirilmektedir. 

 

               Bahçe Kurulması 

               Kiraz yetiştiricilinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim ve ilk yıllarda ağaçların terbiye edilmemesi, gövde yaralanmalarının önemsenmemesi başlıca kuruluş hataları olarak ileri ki yılların verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir.

               İyi bir planlama yapılmalı ve ilk kültürel işlemler iyi yapılmalıdır.

              Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenmeye veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Ben düşmeden hasada kadar olan sürede yağmur çatlaması zararına karşı tek çeşitle bahçe kurulmaması gerekmektedir. Her kiraz bahçesinde en az 4-5 çeşit bulunmalıdır. Çeşitlerin seçiminde ise birbirlerini dölleyebilir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.    

 

              Çeşit Seçimi : 

              Kiraz bahçelerinin tesisi aşamasında her çiftçinin zaten belirlediği temel bir çeşidi vardır. Bu şekilde bahçede bir çeşidin ağırlıklı olması da tabiidir. Yalnız kirazda yaklaşık bütün çeşitler kendisiyle uyuşmadığı için, grup kısırlığı da söz konusu olabilmektedir. İyi bir verim için birbirini iyi dölleyebilir çeşitlerin bulunması, ekolojik faktörlerden kaynaklanan riskin azaltılması, 1,5 aylık bir süre boyunca pazara kiraz sunulabilmesi, hasatta işçilik v.b. gibi yönlerden dolayı sıkışmamak için iyi bir çeşit planlaması gereklidir.

              Türkiye’nin ihracat şansının en yüksek olduğu ve en popüler çeşit 0900 Ziraattir. İhraç eden ülkelerde “Türk Kirazı”  diye unvan almış çeşidimizdir. Bu nedenle  0900Ziraat dışında yeni bir çeşit peşinde koşmak şimdilik yersiz görülmektedir. Bununla beraber 0900 Ziraatın dölleyicilerinin kiraz tarımında planlanması zorunludur.Dölleyicilerde genellikle Starks Gold, Lambert ,Vista ,Merton Late,Bigerreau Gauçher,Nnoble,Jübile’dir.

              0900 Ziraat değişik bölge isimleriyle ülkemizde yaygındır.Uluborlu Napolyonu,Dereçine Napolyonu,Akşehir Napolyonu,Malatya Dalbastı,Allahdiyen,Salihli ve M.Kemal Paşa Napolyonu gibi değişik adlarla anılmaktadır.Yalnız enstitümüz tarafından değişik enstitüler  ve üniversiteler işbirliği ile yürütülen projemiz neticelendiğinde bu bölgesel napolyon işine çözüm bulunacaktır.İlk yapılan çalışmada tüm napolyon diye adlandırılan bu kirazlarımızın aynı  olmadığı yalnız sinonim olduğu anlaşılmış fakat kesin neticeler devam etmekte olan çalışmalar neticesinde netleşecektir. Bu konu kapsamında Estitümüz bahçesinde bölgeleri temsilen, Akşehir bölgesinden 6, Uluborlu’dan 3, Honaz’dan 1, Dalbastı, M.Kemalpaşa’dan 3 tip seçilmiş, bunlar yine Enstitümüzde imkanları ile Prunus avium, Prunus mahalep ve klon anacı olan Gisela-5 üzerine aşılanarak bahçe tesisi yapılmıştır. Netice olarak bütün bölgelerin tipleri aynı ekolojik şartlarda ve aynı anaçlar üzerinde performansı izlenerek, gerekli değerlendirmeler neticesinde bu konudaki büyük problem hal edilmiş olacaktır.                                                                                          

 

             Dölleyici :

 Mevcut kiraz bahçelerinde en büyük problemlerden başta geleni döllenme problemidir. Bunun sonucu olarak verim azlığı ve verim düzensizliğidir. Verim azlığı ve verim düzensizliğinin başka sebepleri de olmasına rağmen en önemli doğru dölleyici planlamamasıdır. 

 

             Kiraz Yetiştiriciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri 

             Yer Seçimi :

            Kiraz anaç ne olursa olsun taban arazileri sevmez. Geçirgen organik maddece zengin olan arazileri sever. Don çukurlarından zararlanır. Yüksek yerlerde, güney bölgelerde erken donlardan çiçekler zarar görür. Kışı –20 C’nin üstünde olan bölgelerde dallarda ve köklerde don zararı olabilir. Taban suyu olan bölgelerde kiraz tarımı yapılamaz.

 

            Arazide Kültürel Önlemler :

            Kiraz dikiminden önce arazi tasviye edilmelidir. 90 cm. aralıkla dip kazanla baklava dilimi şeklinde Ağustos-Eylül ayında sürdürülmelidir. Kısmi taban suyu veya su birikme gibi problem  oluşacak ise 40-50 m. aralıkla hendekler oluşturulmalıdır.

1-Anaç Seçimi : sulama imkanı bulunan ve kireç oranı düşük kısmen taban arazilere mutlak kuş kirazı anacı kullanmalıdır. Kireç bir miktar bulunuyorsa ve sulama imkanı az ise kökü derine daha fazla inen idris anacı kullanmalıdır.

           Dikilecek fidanlarda gövde yaralanması olmamalıdır.Kök bölgesi saçak durumu iyi olmalıdır. Fidanlar ismine doğru ve sertifikalı yerlerden temin edilmelidir ki ; ileride fidnla gelebilecek hastalıklar proplem teşkil etmesin, çeşit ve anaç karmaşası yaşanmasın. Çiftcilerimizin Günümüzde  en büyük proplemlerinden birisi de çeşit karmaşasıdır.

           Arazi yapısına uygun anaçların seçimine müteakip; P.Avium(Kuş kirazı) 6x6 m.,6x5m. aralıklarda, P.Mahalep (İdris) anacı için ise 6x5m.,5x5m. ve 4x5m. gibi aralıklarla dikilmelidir.

2-Fidan Dikimi : Fidanlar erken temin edilip sonbaharda  dikimine gayret gösterilmelidir. Fidan dikiminde fidan çukurlarına bir kürek yanmiş ahır gübresi ve/veya  her fidan  çukuru için 100 gr. Triple Süperfosfat ile 100gr. Amonyum Sülfat da dikim toprağına kaıştırılmalıdır.Sonbahar dikimlerinde don tehlikesi oluşacak olursa  malç uygulaması ile  gerekli önlem alınmış olacaktır.  Dikimlerde dikim tahtası kullanılmalıdır. Köklere  fungisit  uygulaması yapıldıktan sonra dikim yapılmalıdır.  Dikim öncesi yaralı kök kısımları ve uzun yan kökler kesilmelidir. Bu işleme “ kök tuvaleti” denilir. Aşı noktaları toprak seviyesi üzerinde olacaktır. 

3-Tepe Kesimi : Tepe kesiminde acele edilmemesi avantajlıdır. Gözler iyice kabardığında yapılırsa yeni oluşacak ilk kat dallarımız daha geniş açılı oluşur. Tepeler şaı gözü takılan tarafın zıt kısmında bulunan uygun bir gözden 70 cm. civarında kesilir.

4-Terbiye ve Budama: Tepeler yaklaşık l m. den vurulur. Yerden 45 cm. lik mesafedeki dalların tamamı çıkarılır. Kiraz ağaçlarının nihai büyümesi sonunda 4 veya 5 kat oluşturulmalıdır. Her katta en az 3, en fazla 5 yan dal bırakılmalıdır. Yan dalların gövdeye düşey  aralığı 20 cm. olmalıdır. Neticede toplam 17-21 yan dal oluşturulmalıdır. İlk yıllarda yapılan budamalar şekil vermede çok etkilidir. Aynı zamanda erken verimliliği sağlar. Yani genç kısırlık dönemini azaltır. İleriki yıllarda budama ile kalite ve verimi artırır. İhracatçıların istediği çap oluşturulmasında çok faydalı olacaktır. Kış budaması dormant dönemde, yaz budaması ve hastalıklı dalların çıkarılması temmuz sonuna kadar yapılmalıdır.

          5-Toprak İşleme : Genel olarak toprağın havalanmasını yabancı ot kontrolünü, gübrelerin toprağa karışmasını, nemin muhafazasını, kış yağışlarından faydalanmasını sağlar. Sonbaharda yüzlek  bir toprak işleme yapılmalıdır. Bu işlem kiraz sineği mücadelesi için bir önlemdir. Toprak işleme 10-12 cm. derinlikte olmalıdır.

          Son yıllarda  maliyetlerin yüksek olması işgücünün azaltılması ve modern tarım uygulamalarında azaltılmış toprak işleme, alttan işleme (Kaz ayağı) yırtarak işleme ve sıfır toprak işleme yaygınlaşmaktadır. Bu durumda yabancı otlar ot ilaçları ile,kiraz sineği mücadelesi ise ilaçlama ile yapılır.

 Toprak işlemede  derin sürüm  köklerin zararı düşünüldüğünden kesinlikle yapılmamalıdır.

           6-Ara Tarım : Kiraz tarımı yapılan  arazilerde mesafeler genellikle fazladır. Bahçenin  ilk yıllarında ara boş kalmasın diye ara tarımı yapılmaktadır.

 7-Toprak Örneği Alınması : Bu işlem bahçe tesis edilmeden yapılmalı, daha sonraki yıllarda ara ara yapılmalıdır. Bahçe tesisinden önce toprak burgusu veya belle örnek alınır. Belle V şeklinde açılan kuyularda 0-30cm, 30-60 cm. ve 60-90 cm. den alınır. Örnek 8-10 ayrı yerden alınmalıdır. Her derinlikten alınan örnekler kendi arasında ayrı ayrı harmanlanmalı, taş ve benzeri maddelerden temizlenmelidir. Her derinliği temsilen 1 kg. civarında numune bez torbalara konulmalıdır. İçine ve dışına çiftçi ismi, yer mevki ismi yazılı etiketler kurşun kalemle yazılmalıdır. İleriki yıllarda yalnızca 20 cm. derinlikten alınan numuneler gübreleme için kafidir.

 8-Yaprak Örneği Alınması : En uygun yaprak örneği tam çiçeklenmeden  2-3 ay sonra alınır. Ağaçların    iyi güneşlenen omuz hizasındaki uç sürgünlerinin orta yaprakları sapı ile birlikte alınır. Örnekler düz bir hat teşkil etmeyen ağaçlardan alınmalıdır. Bu şekilde 20-25 ağaçtan 100’er yaprak alınır.

         Toplanan yapraklar bez veya kağıt torbalara  etiketlenerek konulur. Bekletilmeden labaratuvara ulaştırılır. Numunelerin bekletilmesi uygun değildir. Fakat bekletilmesi zorunlu ise buzdolabında veya buz kaplarında saklanabilir.

 9-Gübreleme : Gübreleme  toprakta eksikliği tahlillerle bilinen bitki besin elementlerinin takviyesidir. Önceleri yapılan yanlış gübrelemeler veya besin kilitlenmesi olaylarından kaynaklanan ve toprakta varlığı tahlillerle bilindiği halde ağaçta eksikliği görülen elementler mevcut olabilir. Bunun önlenebilmesi için gübrelemede;

  -    Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır.

-    Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.

-    Gübre usulüne uygun verilmelidir.

-    Gübre uygun zamanda verilmelidir.

 

      Kullanılacak gübre miktarlarına pek çok faktör etki yapar. Bu faktörler;

-     Toprağın yapısı

-     Ağaçların yaşı

-     Sulama miktarı ve sulama şekli

-     Bitkilerin verim miktarı

-     Anacın cinsi

-     Ağaçların gelişme durumları

Etkinlik Takvimi

Hızlı Erişim

Tanıtım Filmi

Anket

    Yeni Web Sayfamızı Nasıl Buldunuz